Selcan Güleryüz: ‘Güçlü Kadın, Mutlu Kadın.’

‘Güçlü Kadın, Mutlu Kadın’ mottosuyla bildiklerini etrafındaki tüm kadınlara öğreterek başarıya giden yoldaki birikimlerini herkesle baylaşan Selcan Güleryüz  Türkiye’nin ‘En Başarılı Network Lideri’ olarak dikkatleri üzerine çekiyor. 19 yaşında çalışma hayatına adım adan Güleryüz; turizm ,iletişim ve toptan satış gibi farklı alanlarda aktif rol aldı.

Bugünlerde ‘Güçlü Kadın Mutlu Kadın’ isimli kitabının raflarda yerini alması için son hızla çalışan Selcan Güleryüz kadınların neden çalışması gerektiği , neden güçlü olması gerektiğiyle ilgili bize ve etrafındaki herkese ilham veriyor.

Dolabını dönüşüme açan Selcan Hanım satışlardan elde edeceği geliri de kız çocuklarının eğitimine destek olan Türk Eğitim Vakfı’na  bağışlıyor.

– Turizm ve Otelcilik Lisesi mezunusunuz. Üniversiteye başlayıp bitirecek bir zamanınız olmamış ancak kariyerinize baktığımızda doğrudan pazarlama alanında kendi emeğiyle yükselen ve çok başarı yakalayan bir insansınız. İnsanlara ilham oluyorsunuz. Sizi başarılı kılan nedir ?

Bu dünyaya sadece kendimiz için gelmediğimizi düşünüyorum .İnsanlara faydalı olabilmek, bildiklerimizi öğretmek her bireyin görevi bence…Ben de sadece başkalarına faydalı olabilmek ,bildiklerimi paylaşmak için çalışıyorum…Doğrudan satış işi insana dayalı bir iş olduğu için insanların hayatlarının değişmesine yardımcı olmak, manevi hedeflerle çalışmak başarımda en etkili sebepler …

– Eğitimin ve başarının yalnızca  dört duvar arasında olmadığının kanıtısınız. Ayrıca evde çocuğuna bakarken de bir iş alanı yaratıp kariyer yapılabileceğinin de … Kadınlara bu konuda hep destek oluyorsunuz. İş hayatında ya da özel hayatta kadının kadına verdiği desteğin önemini bize anlatabilir misiniz? 

Kadınların birbirine destek olması , birlikte başarmak için omuz omuza çalışması hep hayalimdi.. Maalesef hayalimde kaldı… Ama bunun hayallerde olmadığını göstermek için hala mücadele ediyorum . Kıskançlık en büyük sorun kadınlar arasında .. Bence çok saçma ve gereksiz… Keşke birbirine destek olarak yol alsalar. İnanın başaramayacakları hiç birşey yok … Birbirlerine destek olmaları çok önemli ama bunu yapabilen  kadın azınlıkta … Azda olsalar iyi ki varlar … İyiliğe ,güzelliğe dair umudumuz onlar …

– ‘ Çalışan kadın mutludur’ sizin sloganlarınızdan biri. Sizce bir kadın kendisi için en doğru işi nasıl seçebilir?

Ailesini ve çocuklarını ihmal etmeden çalışabileceği bir işe odaklanmalı…Ülkemizde maalesef buna uygun iş seçeneği çok fazla yok … Bu yüzden her geçen gün girişimci kadınlar artıyor , evden yapabilecekleri işler üretiyorlar…2.el satış da bunlardan biri …

– Kadının iş hayatında başarısı söz konusu olduğunda çevresinden gelen iltifat kadar eleştiri de oluyor. Sizce de eleştiri gizli hayranlık mıdır? Bir kadın kendisine gelen olumsuz yorumlarla nasıl baş edebilir?

Kesinlikle eleştiri gizli hayranlık . Olumlu yorum kadar olumsuz yorum da elbette olacaktır… Heleki sosyal medya kullanılıyorsa … Bence dikkate almamak gerekir … Ama insanız üzülüyoruz elbette böyle durumlarda 5 saniye durup düşünmek gerekir … Bu yorumu yapan kim ve sizin başarınızdaki sürecin ne kadarını biliyor … Cevap vermeye değer mi ? Değmez mi ? Zor baş etmek ama başarının olmazsa olmazı sanırım eleştiri ve olumsuz yorumlar …

– Gerek Türkiye’de gerek dünyada < Lider> denilince arkasından çoğu zaman bir erkek ismi geliyor. Oysaki globalleşen dünya ve kadınların kendilerini kanıtlamasıyla pek çok başarılı iş kadını ve kadın lider doğdu. İş hayatında kadın olarak lider olmanın zorlukları neler?

İnanılmaz zor …Gerçekten bunu birkaç cümle ile anlatmam imkansız … Ama en zoru dedikodularla bahşetmek …Kadınlar duygusal oldukları için çabuk etkileniyorlar …

– Evde otururken kendinize bulduğunuz ilk iş modeli evde kullanmadığınız ürünleri uygun fiyatlarla sosyal medya hesaplarından satmak üzerine. Aslında çok öncesinden 2. el ürünlere olan ihtiyaç pazarını keşfetmişsiniz. Sizce ikinci el nereye gidiyor? İkinci el alışverişin faydaları neler?

2. el pazarı ihtiyaç sahiplerinin almak istedikleri ürünleri daha ekonomik fiyatlara almasını sağlarken marka ürün kullanmayı seven insanların çok ekonomik fiyatlara marka ürünleri almasınıda sağlıyor… Yani sadece ihtiyaç sebebiyle değil aslında lüx sevenlerinde tercih sebebi oluyor …2.el pazarı internet ve sosyal medya kullanımı arttıkça değerlenecektir…Çünkü günümüzde insanlar genelde ürünleri bir kez kullanıp kaldırıyor…Bunları değerlendirmek ,nakite çevirmek isteyen insanlarda her geçen gün artıyor …

– Şu an ikinci elin hayatınızdaki yeri nedir ? İkinci el alışveriş yapıyor musunuz?

Hayır yapmıyorum … Çünkü ürün araştırmak için vaktim olmuyor …

– Yakın zamanda kitabınız çıkıyor. Bize bunu içeriğinden biraz bahseder misiniz?

Güçlü Kadın Mutlu Kadın’ı anlatıyor… Benim başarı hikayem aslında … Kadınların neden çalışması gerektiği , neden güçlü olması gerektiğiyle ilgili başucu kitabı niteliğinde …

– Modayla ne kadar iç içesiniz? Dolabınızın vazgeçilmez parçaları neler?

Modayı takip ettiğimi söyleyemem … Dolabımın vazgeçilmezi takım elbiselerim pantolonlarım tişörtlerim.

– Dolap uygulaması ile dolabınızı dönüşüme açtınız. Bu dönüşüme destek olma kararı nasıl çıktı ? Aplikasyonumuzu nasıl buldunuz?

Gelen teklif de satılan kıyafetlerimden elde edilecek geliri istediğim bir derneğe bağışlayabileceğim söylendi. Kullanmadığım ürünlerden gelecek gelirle eğitim alanında bir derneğe bağış yapıp eğitime destek vermek beni teşvik etti.

– Dijitalleşme hakkında neler öngörüyorsunuz?

Ticaretin geleceği dijitalleşmeyle etkili.  İnternet bir çok konuda elimiz ayağımız olmuş durumda. Bence gelecekte bir çok işimizi sadece dijital ürünlerle yapacağız…

– Kadınlara bir cümleyle ilham olmak isteseniz bu ne olurdu ?

`Güçlü kadın , Mutlu kadın.`

Selcan Güleryüz’un dolabını keşfetmek için tıkla.

Tuba Köseoğlu Okçu: ‘ Sürekli yeni şeyler öğrenin. ‘

Notre Dame de Sion Lisesi’ni bitirdikten sonra üniversite eğitimini Boğaziçi Üniversitesi Mütercim Tercümanlık bölümünde tamamlayan Tuba Köseoğlu Okçu kariyerini performans yönetimi üzerine geliştirdi. 2012 tarihinden bu yana Hürriyet İnsan Kaynakları Müdürü olarak kariyerine devam eden Tuba Hanım aynı zamanda Kültür Bilinci Geliştirme Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi olarak da sosyal hayatta aktif bir rol alıyor.

Kariyeri ile ilgilenirken edebiyat ve seyahatten de kopmayan Okçu seyahat yazılarını ‘ http://paullende.blogspot.com.tr/ ‘adresinde edebiyat yazılarını ise’  http://paullendereads.blogspot.com.tr/ ‘adresinde takipçileriyle buluşturuyor.  Çalışma hayatında başarıya giden yolun çok çalışmaktan ve kendini sürekli geliştirmekten geçtiğine inanan Tuba Hanım Colin Powell’ın şu sözüyle de gençlere sesleniyor:  ` Başarı  en dibe vurduktan sonra ne kadar yükseğe geri çıkabildiğindir `

– 1997 yılında meslek değiştirerek performans yönetimi alanına geçmiş oradan uzun yıllar emek vererek bu alanda ilerlemişsiniz. Şu an Hürriyet İnsan Kaynakları Direktörüsünüz. İnsanlarla iç içe bir iş yapmak nasıl bir duygu? Başarınızın sırları neler? 

Başarı tabii çok göreceli bir kavram. Eğer kendimi başarılı addedecek olursam, sanırım bunun tek sırrı var: çok çalışmak ve sürekli yeni bir şeyler öğrenerek kendini geliştirmeye zorlamak. İnsanlarla iç içe bir iş yapmak ise çok zor. İnsanın içindeki insan sevgisini zorlayan, yıpratan boyutları olduğunu ifade etmeliyim. Ama bir gün, değdiğiniz bir insanın yaşamındaki olumlu bir gelişmede küçücük de olsa bir payınız olduğunu hissettiğinizde, o zaman sanırım zorlukları unutuyorsunuz bir anda.

– İş hayatında kadın yönetici olmanın zorlukları neler? Karşınıza çıkan zorlukları nasıl yönetiyorsunuz?

Kadın olmanın iş hayatında bir farklılık yarattığını, ek zorluklar getirdiğini düşünmüyorum. Her iş insanının yaşadığı zorlukların aynısını yaşıyorum, ya da belki de kadın olmanın farklı bir muamele yaratmadığı kurumlarda çalışma şansım oldu, öyle de diyebiliriz. Zorlukların içeriğine göre onlarla başa çıkma şekli değişiyor ama genel olarak önce durup o zorluğun sebeplerine bakıp, ondan sonra da o sebepleri ortadan kaldıracak planlar yaparak ilerlemeye çalışıyorum.

– Yaşamda ve iş hayatında karşımıza çıkan engelleri nasıl atlatabiliriz? Bir kaç ufak tavsiye paylaşabilir misiniz? 

Engeller her zaman olacak, ilk başta bunu kabullenmek gerekiyor. Bu engelleri yaşayan tek kişi siz değilsiniz, herkes büyüklü küçüklü sorunlar, engeller yaşıyor, yani yalnız değilsiniz ve sizin başınıza gelen de öyle çok farklı bir şey değil. Böyle bakınca zaten yaşadığınız sorun kendiliğinden küçülüyor, daha önemsiz, daha doğrusu daha sıradan hale geliyor. Bu bence ilk adım. Benim düsturum “ölümden başka herşeyin çaresi vardır” şeklinde, o yüzden sorun mu var, ne yapalım, bir şekilde çözeceğiz diyorum. Öyle çok çabuk yeise kapılmıyorum, tabii ki bazen çok dibe vurduğu oluyor insanın, ama başarı da Colin Powell’ın söylediği gibi “en dibe vurduktan sonra ne kadar yükseğe geri çıkabildiğindir” diye düşünüyorum.

– Modayla ne kadar iç içesiniz? Dolabınızın vazgeçilmez parçaları neler?

Modayla pek iç içe değilim, hatta biraz demodeyim diyebilirim J 25 yılı aşkın süredir sabah 7 akşam 7 çalıştığım için, dolabımda kendimi rahat hissettiğim, o günkü ruh halimle örtüşecek, temsil ettiğim pozisyonla da uyuşacak kıyafetler olmasına dikkat ediyorum. İş için her zaman siyah pantolonlarım, siyah kalem eteklerim, siyah düz elbiselerim, siyah düz bluzlarım, renkli ceketlerim ve eğer ceket giymeyeceksem, renkli gömlek ve bluzlarım olması gerekiyor, bunlar dolabımın vazgeçilmezleri. Özel hayatımda ise seyahatlerde outdoor ortama uygun pantolonlar, polarlar vs, diğer günler için ise bol, rahat pantolonlar ve bluzlar tercih ediyorum.

– Dolap uygulaması ile birlikte dolabınızı dönüşüme açtınız. Bu dönüşüme destek olma kararı nasıl ortaya çıktı? Aplikasyonumuzu nasıl buldunuz

Kıyafet konusunda dönüşüm benim çok alışık olduğum bir şey aslında. Benden 6 yaş büyük olan ablamla bedenlerimiz hep aynı oldu ve yıllardır onun kıyafetlerini ben ikinci el olarak kullanırım, kendi kıyafetlerimi ise kuzenlerime ve ailedeki bedeni uyan diğer kişilerle dönüşüm kapsamında paylaşırım. Bu bağlamda, dolap gibi bir uygulama beni çok sevindirdi, daha geniş kitlelerle bunu yapma imkanı bulmak hoşuma gitti. Aplikasyonu daha ilk çıktığı günlerde kullanmaya başladım ve kullanım kolaylığı, getirdiği güvenli alışveriş imkanlarını beğendim. Benim gibi kıyafet alışverişi yapmayı sevmeyen birisi için çok keyifli.

– İnternet artık herkesin hayatının olmazsa olmazı. Dijitalleşme hakkında neler öngörüyorsunuz?

Dijitalleşme işim gereği de aslında çok içinde olduğum bir konu ve beni büyülüyor diyebilirim. Sınırları olmayan, düşünemediğimiz bir çok şeyi mümkün kılan, tabii ki her gelişmede olduğu gibi kendi içinde riskleri de bulunan, ama özünde geri dönüşü olmayan çok heyecan verici bir süreç. Çıkan tüm aplikasyonları denemeye çalışıyorum, dijital dünyadaki gelişmeleri takip etmeye çalışıyorum. 46 yaşına gelip sıfırdan yeniden bir şeyleri öğrenmek, anlamaya çalışmak, ayak uydurmak için gayret etmek zor ama insanı daha zinde ve genç tutuyor galiba.

Tuğba Köseoğlu Okçu’nun dolabını keşfetmek için tıkla.

 

 

Burcu Geriş: ‘ Başarısızlıklardan Yılmadan Yoluna Devam Et! ‘

Aynı anda hem genç hem anne hem başarılı bir CFO hem de sıkı bir moda tutkunu olmak mümkün müdür sorusunun kafanda dönüp durduğunu biliyoruz. Eğer bu konuda tereddütlerin varsa  TAV’ın CFO’su olarak iş dünyasında güçlü adımlar atan ve 2015 yılında Dünya Genç Küresel Liderler listesine giren Burcu Geriş’le tanışmamışsın demektir.

Burcu Geriş’le yaptığımız röportajı okuyarak aynı anda hem stil konusunda ilham veren bir moda tutkunu hem de çok güçlü bir iş kadını nasıl olabilirim sorusunun cevabını bulabilirsin.

– TAV CFO’su olarak iş dünyasında başarılı bir yere sahipsiniz. Aynı zamanda 2015 yılında Genç Küresel Liderler listesine girdiniz. Başarınızın sırları neler?

 

Çok teşekkürler, bu soru alanında başarılı insanlara çok sorulur ve farklı cevaplar beklenir, kimsenin keşfetmediği bir püf noktası, bir sır, bir kısayol…Ama ben yine de klişe de olsa aynı cevabı vereceğim: çalışmak, çalışmak, çalışmak…Tabi bu çok genel bir ifade ve genç arkadaşlarımdan kariyerlerinin başında < Neye yönelmeliyim?> <Ne yapmalıyım?> gibi bir çok soru alıyorum. Onları tabi ki elimden geldiğince yönlendirmeye çalışıyorum ama başarının tanımı ve yolu herkes icin farklıdır. Herkesin hikayesi, yol ayrımları farklıdır. Önemli olan belirlediğimiz hedefler için çok çalışmak ve başarısızlıklardan yılmayarak yola devam etmek.

– İş hayatında kadın yönetici olmanın zorlukları neler? Karşınıza çıkan zorlukları nasıl yönetiyorsunuz?

Kadın yöneticiler iş hayatında bir çok önyargı ve haksızlıkla karşılaşabiliyor. Kendi adıma bu konuda şanslı olduğumu söyleyebilirim, çalıştığım kurumlarda böyle bir ayrımcılıkla karşılaşmadım. Ancak benim birebir yaşamamış olmam böyle bir sorunun varlığını ortadan kaldırmıyor. Aslında bu sadece Türkiye’de değil global düzeyde bir sorun. Kadınlar işyerinde terfi ve maaş eşitsizligine, mobbinge maruz kalabiliyorlar. Ayrıca kadın yöneticilerin hemcinslerine iş hayatında yeteri kadar destek olmadığını, erkeklerde olan abi-kardeş dayanışmasının kızkardeşlik düzeyinde yeterince varolmadığını da hissediyorum. Duygusallık, kıskançlık, rekabet gibi duygular araya girebiliyor. Son olarak annelik-iş hayatı dengesini kurma konusu var ki burada da devletin ve işverenlerin çocuk bakımı ve kreş imkanları, çalışma saatleri gibi konularda vereceği destek çok önemli. Arttırılacak imkanlarla kadın yöneticilerin oranının artmasına fırsat da doğacaktır.

– Yaşamda ve iş hayatında karşımıza çıkan engelleri nasıl atlatabiliriz? Birkaç ufak tavsiye paylaşabilir misiniz?

Bu konuda benim tavsiyem pozitif olmak. Hem kendimiz pozitif olup, hem de etrafımızı pozitif, bizi aşağı degil yukarı çekecek insanlarla çevrelersek her türlü engelin üstesinden gelebiliriz diye düşünüyorum. Sürekli halinden şikayet etmek ve dedikodu yapmaktansa sizi destekleyecek, şevklendirecek, zorluklar karşısında yılmamanızı sağlayacak aile bireyleri, arkadaşlar ve mentörlerle etrafınızı çevrelemenizi öneririm.

– Modayla ne kadar iç içesiniz? Dolabınızın vazgeçilmez parçaları neler?

Modayla ilgilenmeyi çok seviyorum, bu kendimi bildim bileli böyleydi, ortaokulda bile bir gün öncesinden ertesi günün kıyafetlerini hazırlar birbirine uydururdum. Boğaziçi’nde okurken kısıtlı öğrenci bütçemle Ulus pazarından alışveriş yapardım, Herkes üzerimdekileri çok beğenir, nereden aldığımı sorardı. Sonra kendi paramı kazandıkça modaya olan ilgimi high-street markalarla özellikle çanta, ayakkabı ve anahtar ürünlerde tasarım marka ürünleri kombinleyerek geliştirdim. Hatta modaya olan bu tutkumu Instagramdaki @burcugeris sayfamda #burcusmirrormoment hashtagi altında paylaşıp kombin fikirleri veriyorum. Hatta dolabın karşısında <Ne giyicem?> diye düşündüğüm günlerde veya seyahat için bavul hazırlarken kendim bile bazen geri  dönüp bu kombinlerimden ilham alıyorum. Dolabımın vazgecilmez parçaları trenchcoat, siyah elbise (Little Black Dress), kalem etek, siyah cigarette pantalon, güzel kesimli bir jean, beyaz gömlek, deri ceket, beyaz tshirt ve stilettolar.

– Dolap uygulaması ile birlikte dolabınızı dönüşüme açtınız. Bu dönüşüme destek olma kararı nasıl ortaya çıktı? Aplikasyonumuzu nasıl buldunuz?

Biz kadınlar dolaplarımızdaki parçaların %80’ini giymiyoruz. Ya zevklerimiz değişiyor ya bedenimiz, ya da  o sezon aldıklarımızı giyip diğerlerini unutuyoruz. Dolaplarımızı dönüşüme acmak, dolaplarda atıl duran kıyafetlemizin doğru ellerde değerlenmesini sağlamak israfı önlemek, uygun fiyata çeşitli ve modaya uygun giyinmek ve ekonominin canlanması açısından çok onemli. Dolap.com aplikasyonunu çok beğendim, çok pratik ve kullanıcı-dostu buldum.

– İnternet artık herkesin hayatının olmazsa olmazı. Dijitalleşme hakkında neler öngörüyorsunuz?

Dijitalleşme yaşadığımız hayatın bir parçası ve kaçınılmaz bir olgu. Kullanıcıları dijital ortamda biraraya getiren Uber, Airbnb, eBay, dolap.com gibi platformlar geleneksel iş modellerinin yerini alıyor ve pazarın değişmesini, gelişmesini, büyümesini sağlıyor. Aynı anda ve tek bir tuşla yüzbinlerce, hatta milyonlarca kişiye ulaşma imkanı paha biçilemez ve bundan doğru şekilde faydalanmak da bizim elimizde.

Burcu Geriş’in dolabını keşfetmek için hemen tıkla.

Bilgen Aldan: ‘ Ekosistem kurmaya çok inanıyorum.’

Türkiye’nin en büyük internet portalı Mynet’in CEO’su Bilgen Aldan markanın tüm internet hizmetlerini ve içerik servislerinin yönetim süreçlerinden sorumlu. Başarısının temelinin ‘İyi bir ekip’ kurmaya dayandığını belirten Aldan Dolap.com’un ‘ Güçlü İş Kadınları’ projesi kapsamında sorularımızı yanıtladı.

– Mynet’in tüm internet hizmetleri ve içerik servislerinin yönetimine bakıyorsunuz. Aynı anda bu kadar geniş bir alana bakmak için neler yapıyorsunuz? Başarınızın sırları neler?

İyi bir takımla çalışıyorum, zaman yönetimini iyi yapıyorum diye düşünüyorum. Gerektiği her yerde ekosistem kurmaya çok inanıyorum. Kazan – kazan prensibiyle çoğu şey başarıya ulaşıyor. Her gün bir şeylerin değiştiği internet dünyasında yeniliklere açık ve sıkı bir takipçi olmak da bence de çok önemli.

 

Okumaya devam et

Güçlü İş Kadınları Dolap’ta Buluşuyor!

Her genç kadın yeterli imkanı, okuma fırsatını ve içindeki azmi keşfetme fırsatını bulduğunda yarının güçlü bir girişimcisi, yatırımcısı, bilim insan, ticaret lideri ve ya CEO ‘su olmaya adaydır. Biraz azim, bolca inanç ve sonsuz araştırma isteği başarıya giden yolun en önemli noktaları ise tüm bu noktaları birleştiren de örnek bir liderdir.

Dolap.com olarak; hayalleri olan tüm genç kadınları örnek liderlerle buluşturarak motivasyonlarını güçlendirmek, onların başarıya giden yollarında bir basamak olmak için Türkiye’nin güçlü iş kadınlarını bir araya getirdik.

< Güçlü İş Kadınları > projemiz ile seni her hafta iş dünyasında farklı projeleri ile öne çıkmış, hayal etmekten çekinmemiş liderlerin dolaplarıyla tanıştırmayı hedeflerken onlarla yaptığımız ufak söyleşilerle de içindeki lidere ilham kaynağı olmayı istedik.

Unutma ‘ İnanırsan başarırsın!’

 

Okumaya devam et